Kış mevsiminde bisiklet giyimi nasıl seçilmelidir?

Bir çok bisiklet kullanıcısı bundan pek hoşlanmasa da Ekim ayının gelmesi ile kış mevsiminin yaklaştığını daha bir hisseder olduk. Bir grup kullanıcı kışın bisiklete binmemeyi tercih ederken bir kısım kullanıcı da kışa aldırış etmeden Mutluluğa Çevirmeye devam ediyor. Binmemeyi tercih edenlerin sebeplerinin başında ise iklim koşullarının uygunsuzluğu geliyor ama bu koşulların üstesinden gelmek ve Mutluluğa Çevirmeye devam etmek iki şeye dikkat ederek mümkün; Doğru giyim ve doğru ekipman.

Bu yazımızda ilk önce sizlere kış mevsiminde korunaklı ve rahat şekilde bisiklete binmek için nasıl giyinmek gerektiği hakkında bilgi vereceğiz. Bisikletimizi kışa nasıl hazırlarız ve doğru ekipman nasıl seçilir konusu da bir sonraki yazımızda yer alacak.

Bir çok bisiklet kullanıcısı bundan pek hoşlanmasa da Ekim ayının gelmesi ile kış mevsiminin yaklaştığını daha bir hisseder olduk. Bir grup kullanıcı kışın bisiklete binmemeyi tercih ederken bir kısım kullanıcı da kışa aldırış etmeden Mutluluğa Çevirmeye devam ediyor. Binmemeyi tercih edenlerin sebeplerinin başında ise iklim koşullarının uygunsuzluğu geliyor ama bu koşulların üstesinden gelmek ve Mutluluğa Çevirmeye devam etmek iki şeye dikkat ederek mümkün; Doğru giyim ve doğru ekipman.

Bu yazımızda ilk önce sizlere kış mevsiminde korunaklı ve rahat şekilde bisiklete binmek için nasıl giyinmek gerektiği hakkında bilgi vereceğiz. Bisikletimizi kışa nasıl hazırlarız ve doğru ekipman nasıl seçilir konusu da bir sonraki yazımızda yer alacak.

Bir çoğumuzun bildiği yada bildiğini zannettiğinin aksine giysilerimiz bizi ısıtmaz aksine vücut ısımızın içeride kalmasını sağlar ve dış ortam ile yalıtım sağlayarak bizi soğuktan korur. Bunu yapabilmek için mevsime ve bulunan coğrafi koşullara göre üst beden için 2-4 katman arası giyinmek (ideali genelde 3 katmandır) yeterlidir. Alt vücut için ise 1-2 katman (2. Katman genelde yağmur korumasıdır) yeterli gelir. Bunlar iç katman, ara katman, dış katman olarak gruplandırılabilir  ve hepsinin özellikleri ve görevleri farklıdır. Gereğinden fazla giyinmek hareketi zorlaştıracağı gibi aşırı terleme yada aşırı sıcak hissetmeye sebep olur. Akşam hava durumundan, sabah balkon yada pencerenizden havayı kontrol edin ve buna göre hazırlanın. Doğru şekilde giyindiyseniz dışarı ilk çıktığınız anda hissedebileceğiniz soğuktan korkmayın. Sürmeye başlayınca her şey olması gerektiği duruma gelecektir. Şimdi giyim katmanlarına bir göz atalım;

İç Katman: En alta giydiğimiz içliktir. Hava koşullarına göre file, normal tekstil tipinde olabilir ayrıca ön kısmı rüzgar korumalı tipleri de bulunmaktadır. Bu katmanın görevi vücudun yarattığı terin vücudumuzdan hızla uzaklaşmasını sağlayarak ıslak kalmasını ve terin vücudumuzdan değil kıyafetlerimiz üstünden buharlaşmasına yardımcı olmaktır. Pamuklu malzemeden seçilmemesi gerekmektedir. Çünkü pamuklu malzeme teri kendi üstünde tutacak ve tenimizin ıslak kalmasına sebep olacaktır. Bu durumda tenimize temas eden su buharlaşırken vücudumuzdan ısı çalacak ve yalıtımı bozmuş olacaktır. Rüzgarın çok olduğu yada iniş ağırlıklı önden rüzgar alacağımız sürüşlerde ön kısmı daha korumalı ama arka kısmı normal içlikler giyerek göğüs bölgemizdeki yalıtımı arttırabiliriz.

Ara Katman 1: Genellikle bisiklet formamızdır. Sentetik ve nefes alabilir malzemeden olması vücuttan atılan terin buharlaşmasını hızlandırır. İlk yalıtım katıdır ve hava koşullarına göre uzun yada kısa kollu olabilir, kalınlığı ve koruyucu özelliği arttırılarak yalıtım miktarı arttırılabilir.

Ara Katman 2: İngilizce Windstopper, Windjacket ve benzer şekilde adlandırılır. İçi polar yapıda ve çeşitli kalınlıklarda olabilir. Yalıtım katmanının en güçlü kısmını oluşturur. Genellikle sırt kısımları ön kısımlarına göre daha ince ve geçirgen olanlar tercih edilmelidir. Bu sayede ön kısımda rüzgar ve ısı yalıtımı artarken sırt bölgesinden terimiz kolayca dışarıya çıkar, vücudumuz kuru kalmaya devam eder. Kullanıcılar genelde sırt kısmının ince olmasından endişe duysalar da vücudumuzun sırt kısmı sürüş sırasında rüzgardan en az etkilenen bölge olduğu için sorun teşkil etmeyecektir.  Kış mevsimin nispeten sert geçmediği bölgelerde (Antalya, İzmir ve İstanbul gibi) su tutmayan özellikte olanları soğuk havalarda dış katman olarak kullanılabilir.

Dış Katman: Kullanılan mevsim ve hava koşullarına göre rüzgar yeleği, ince rüzgarlık, yağmurluk olabilir. Genellikle ince malzemelerden yapılmışlardır. Rüzgara ve yağmura karşı koruma sağlamak amacı ile kullanılırlar. Isı yalıtım özellikleri ikinci plandadır. İnce yapıları sayesinde kullanmayacağımız anda kolaylıkla katlayıp arka cebimize yada çantamıza koyabiliriz.

Yelek genellikle 1.ara katman üzerine bahar mevsiminde tercih edilen bir üründür. Kısa kollu forma üzerine giyildiği zaman kol ısıtıcı ile birlikte kullanılabilir. Ön kısımları rüzgarın geçmesini engelleyen arka kısımları ise file yada nefes alabilen yapıdadır. Böylece su buharı kolaylıkla vücudumuzdan uzaklaştırılmış olur.

İnce rüzgarlıklar genellikle havanın biraz daha soğumaya bağladığı sonbaharın sonlarında uzun kollu formalar ve normal tekstil tipindeki içliklerle tercih edilebilir. Bütün üst vücutta iyi bir rüzgar yalıtımı sağlarlar. Buharın dışarı atılması ise genellikle koltuk altı veya sırt kısmındaki özel yapılmış açık kısımlardan gerçekleşir. Tam kış mevsimine geçildiğinde ise kullanılmaları pek tavsiye edilmez. Çünkü düşünülenin aksine çoğunlukla yağmur geçirmez değildirler.

Yağmurluklar ince sentetik malzemeden yapılmış, mevsim koşullarına göre herhangi bir ara katman seviyenin üzerine giyilebilirler. Yağmur geçirmedikleri gibi rüzgarda geçirmezler ama rüzgarlık olarak kullanılmaları, Gore-Tex özellikli olmadıkça, tavsiye edilmez. Çünkü amaçları suyu dışarda tutmak olduğu için suyu geçirmezdirler ve su buharını dışarı atma özellikleri de kısıtlıdır. Kuru havada rüzgarlık olarak kullanıldıklarında aşırı terlemeye sebep olabilirler. Günümüzde 2.arakatman özelliklerini ve yağmur geçirmez özellikleri bir arada bulunduran ceketler mevcuttur. Bütçenize göre bu ürünlerde tercih edilebilir.

Üst vücudumuzu korumaya aldıktan sonra sıra alt vücudumuza yani bacaklarımıza geldi. Bacaklarımız bisiklet üzerinde iken sürekli çalıştıkları için daha az üşüme hissetmemize sebep olurlar. Fakat bacaklarımızda da korumamız gereken kritik bölgeler bulunmaktadır. Bunlar dizler, bilekler ve ayaklardır. Bu bölgeler yağ katmanının olmadığı bölgeler olduğu için doğal yalıtımı azdır ve soğuğu en çok hissettiren bölgelerdir. Bu sebeple alt giyimde bu bölgeleri korumaya özen göstermeliyiz.

Kısa taytlar baharın başında diz ısıtıcılar ile birlikte havadaki ani sıcaklık değişimlerine karşı kullanışlı olurlar. Isıtıcılar sayesinde dizlerimizi serin rüzgarlardan koruyabiliriz. Çorap olarak bilekleri biraz daha uzun ve kalın modeller tercih edilerek ayak bileklerimizi koruma altına alırız.

Diz altı taytlar (knicker) bahar boyunca hatta içi polar yapıda olan modeller havanın aşırı soğuk olmadığı kış günlerinde de kullanılabilir. Genel yapıları gereği dizlerimiz zaten koruma altındadır ama halen bilekleri biraz daha uzun ve kalın çoraplar tercih edilerek ayak bileklerimizi koruma altına almamız gerekir.

Uzun taytlar kışın en iyi dostumuzdur. Genellikle içleri polar yapıda ve dizleri daha korumalı modelleri tercih etmek faydalı olacaktır. Bilek kısımları kapalı olduğu için bu bölgede de koruma sağlarlar. Hava koşulları sertleştikçe ön kısımları rüzgar korumalı modelleri tercih edilebilir. Bu modeller genellikle su tutmayan özellikte içerirler ve ağır olmayan kış yağmurlarında da yağmurluk olmadan kullanılabilirler.

Su tutmayan özellikle bir tayt kullanmıyor iseniz yağmur geçirmez bisiklet pantolonlarını tercih etmeniz gerekir. Bu ürünlerin su geçirmezliği kısıtlı olduğundan terlemeye sebep olabilirler.

Ayakkabı kılıfları ve ayakkabılar kış aylarında en çok sorun yaşanan ürünlerdir çünkü genellikle kombinasyonları hatalı yapılır ve istenilen verim alınamaz. İlk olarak şunu söylemek gerekirse kış ayları boyunca aktif olarak bisiklete binecek iseniz hiçbir ayakkabı kılıfından istediğiniz verimi alamazsınız. Yoğun kullanımda takıp çıkarırken, temizlerken çabuk yıpranırlar ve kısa zamanda ömürleri dolabilir. Bu sebeple, kışı bisiklet tepesinde geçirecekseniz, Defroster gibi kendiliğinden yağmur ve rüzgar koruması olan bir ayakkabı edinmek sizi uzun süre boyunca kışın ayaklarınızı üşütme derdinden kurtaracaktır. Diğer yandan sadece tek ayakkabı kullananlar içinde en az iki adet ayakkabı kılıfı kullanmalarını tavsiye ederiz. Bunlardan bir tanesi rüzgarlı kış günleri için rüzgar koruması yüksek ama nefes alabilir yapıda ayaklarınızı terletip pişirmeyen bir kılıf olacaktır. Diğeri ise daha kalın, çoğunlukla neopren, daha nefes alan ama rüzgar ve yağmur koruması çok yüksek olan bir model olacaktır. Bu tip kılıflar zorlu havalarda çok iyi olsalar da ılıman yaz günlerinde kullanıldıklarında aşırı terleme yapıp rahatsızlık verebilirler.

Bere ve balaklavalar ile kışın kask altında kafamızı rüzgardan koruyabiliriz. Yağmurdan korumak için ise kaska takılan yağmurlukları kullanmak daha iyi bir tercih olur. Buradaki önemli nokta kullandığımız ürünlerin gereğinden kalın olup kaskımızı doğru şekilde kullanmamıza engel olmamasıdır. Ayrıca gözlük kullanıyor isek gözlükte de fazladan buğuya sebep olmaması gereklidir.

Bu bilgiler ışığında artık kışa giyim açısından uygun şekilde hazırlanabilmeniz dileği ile.

 

Mutluluğa Çevirin

eticaretPORT Altyapısı Kullanılmıştır